Kezban Paris’te

Kezban Paris’te filminin bir dönem çok eleştirildiğini hatırlıyorum. Kezban itilip kakıldıktan sonra pariste bulur kendini, tedrisattan geçer, intikam hırsı ile döner geriye itip kakanlarına benzemiş olarak! Ne saflığı kalmıştır ne merhameti ,iyi niyeti!Canını yakanlar kadar cani ve küstah, kibirden burnu kaf dağında; alır öcünü! Peki Kezban kazanmış mıdır!? Elbetteki hayır!Yozlaşmış, ruh güzelliğini , saflığını ve […]

Sarımsağı gelin etmişler 40 gün kokusu çıkmamış!

Çok sevdiğim bu atasözü, sarımsak bile kendisini, o kesif kokusuna rağmen, kırk gün saklayabilirken; “ah insanoğlunu sen düşün!”serzenişinin altını çiziverir. Sarımsak için kabil olan insanoğlu için daha tehlikeli boyutlara ulaşabilir! Hepimizin: bir “olmak istediği” ,bir de “olduğu” kendi vardır.Olmak istediği, olduğundan çok farklı olanlar için bu illüzyon usta bir oyunculuk gelişimine hizmet eder!Hele bir de […]

Kimsenin kurtarıcısı olamayız!

Yolda yürürken yerde kartonlar üzerinde uyuyan bir çocuk gördüğümü anlattığımda benimle birlikte hüzünlenen çok sevdiğim bir arkadaşımın şu sözleri beni çok düşündürmüştü” bu da O’nun tekamül süreci, bunları yaşaması gerekiyor”. Bu bana hemen şunu hatırlattı: caretta carettaların kumsalda yumurtalarından çıktığı anda, denize ulaşmaları için onları eline alarak suya atmaya çalışan güzel insanların,iyi niyetli çabaları! Fakat […]